27 Mayıs 2025 Salı

Aferin bana !

 Geçmiş bayramınız kutlu olsun !


İfadeyi sempatik bulup, gülümseyerek kabul edebilirsiniz, aynen öyledir zaten !

Ama arkasında hinlik var deyip, ikirciklenebilirsiniz de ! Vallahi haklısınız !

Çünkü şimdi okuyacağınız olgular , toplumun bayram falan diye yaşanan abukluklardan, tehlikelerden, zarar ziyandan ders almadığını, aynı teranenin devam etmekte olduğunu bir kez daha anımsatıp, işin neden ve nasıl düzelemediğine ilişkin ipuçlarını kapsıyor ! Kendimce açıklayayım !

Ben küçüklüğümde hem aile çevresinde hem de yaşadığımız mahallelerde sıkça görülen bayramları severim, özlerim, öyle olması gerektiğine inanırım.

O günlerde ülke ekonomisi gibi ailelerin de bütçeleri sınırlı idi, aslında kimsenin kimseden farkı yoktu, israf, lüks ya da aşırı tüketim bilinmez , tam tersine sinekten yağ çıkarırcasına tutumlu bir yaşamın her alanda izleri görülürdü.

Okulda yerli mallar haftası işlenirdi ama zaten hepimizin evlerinde kışlık erzak biriktirilen kiler, kendi turşusunu ya da tükenmezini kendi basan babaneler, yırtığını, söküğünü yamayıp yeniden kullanıma sokan anneler , hasılı bir tutarlı davranış bütünlüğü vardı.

Yeni bir giysi ya da ayakkabı bayramdan bayrama alınırdı, ağabeyin pantolonu ya da ceketi atılmaz küçüğe yaraşırdı. El öpenlere mendil ya da çorap verilirdi, ve herşey olağanüstü bir titizlik ve saygı ile değerlendirilip, kıymeti bilinirdi.

Her evde kurban kesilmezdi ama kurban etinin çok büyük bir bölümü layıki vechile dağıtılıp , sevabı , duası paylaşılırdı. Tabii bayramın hikmeti tam anlamıyla anlaşılır, sevilirdi.

Ama son yıllarda giderek kötüleşen ve yaygınlaşan bir davranış modeli tadımızı kaçırmaya başladı.

Özellikle ekonomik koşulları görece iyi ama kültürel hiçbir kazanımı ve yeteneği olmayan öyle bir insan tipi gelişmiş ki bazen gördüklerime inanamıyorum. Etrafınıza bakın bakalım, bu bayramın size uygun gelen nesini göreceksiniz ? Ne kurban kesmenin kuralları ve ritüeli biliniyor ne de içerdiği sosyal dayanışma amacı yerine geliyor !

Ayrıca bu işle hiç ilgisi olmayan , tüketim çılgını büyük bir kitle de 9 günlük tatil deyip üç milyon kişi ile Bodruma saldırıyor ! Ne trafik düzeni, ne pandemi kısıtları, ne şişirilmiş restoran faturaları ne de kendine bile saygısı olmayan zırzop takımının gürültüyü eğlence sanan aşırılıkları gereken toplumsal eleştiri ve tepkiyi üretemiyor !

Yaşanan saçmalık, kaza, arıza ya da üzüntü ve keder üreten olayları yazılı ve görsel basından okuduğunuzda benzer şeyleri düşünmediniz mi? Hepsini tek tek anlatmanın ne yeri ne de zamanı, ben sadece neden buralara geldik onu hatırlatmak istiyorum !

Eğer belirli bir refah düzeyinde, barış ve esenlik içinde yaşamayı öğretip, öğrenemezsek, demokrat, adil ve uygar bir sosyolojiyi yaratamayız ve güzel bayramlarımız da olmaz !

İşin püf noktası eğitim birliğinde, eğitim ve öğretim seferberliğindedir !

Onun için başlığı kinayeli yazdım !

Esenlik ve başarı dileklerimle,

Ayhan Baha Tuğsuz

24 Tem 2021, Ataköy

Hiç yorum yok: